Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Cyrano ile Tarihin Arka Penceresi
AIRSOFT TURKEY REKLAM ALANI

#1
Photo 
Herkese selamlar,

Ne zamandır foruma tarih ile alakalı bir şeyler yazmayı planlıyordum. Biraz forum yenilendiği için yeni foruma bir şeyler katmak, biraz da Şamil'in verdiği gaz ile böyle bir işe girişmiş oldum, hayırlısı. Maksat foruma biraz daha renk katmak.

Bugün Zenta Muharebesi'nden bahsedeceğim. Osmanlı tarihinin en büyük meydan savaşı yenilgilerinden biri olan Zenta Muharebesi'nden pek bahsedilmez genelde. Zaten maksat genellikle arka planda kalmış olaylardan bahsederek tarih sever dostlar ile paylaşmak. Başlayalım.

Batı dünyasında Büyük Türk Savaşları, Osmanlı tarihinde Felaket Seneleri olarak geçen Osmanlı-Kutsal İttifak Savaşları Osmanlı tarihinin en önemli ve ilginç dönemlerinden biri olmasına rağmen nedense bu dönemleri pek bilmeyiz. Genelde herkes  Osmanlı Devleti'nin kuruluş ve yükselme dönemini bilir. Kanuni'den sonra 4 tane padişah say desek çok az kişi sayabilir. Halbuki Osmanlı Devleti'nin Avrupa karşısında gerilemeye başladığı bu dönem son derece ilginç ve incelemeye değerdir. 1697 yılında yapılan Zenta Muharebesi işte bu dönemin en önemli muharebelerinden biridir. Bu muharebe ile Avusturya Osmanlı Devleti'ne tabiri caizse bitirici vuruşu yapmış, bundan 2 sene sonra Osmanlı Devleti toprak kaybedilen ilk antlaşma olan Karlofça Antlaşmasını imzalamak zorunda kalmıştır.
 
Zenta Muharebesi'nden bahsetmeden önce Osmanlı-Kutsal İttifak Savaşları'na neden olan 2. Viyana Kuşatması'ndan bahsetmek gerekiyor. 
Mohaç Savaşı ile, Macaristan'ın büyük bölümü Osmanlı kontrolüne girmiş, Macaristan'ın batısı ise Avusturya kontrolüne girmişti. Bu durum iki devlet arasında uzun süredir sorun teşkil ediyordu. Yaklaşık 150 sene süren Türk hakimiyeti boyunca Osmanlı Devleti ve Avusturya birçok kez çatışmıştır. 1683 yılında Osmanlı Devleti Viyana'yı kuşatmış, ancak kuşatma başarısız olmuş ve Papalık önderliğinde Avusturya, Polonya, Rusya ve Venedik'in başını çektiği Kutsak İttifak oluşturulmuş ve Osmanlı Devleti ile savaşmaya başlamıştır. Zenta Muharebesi'ne giden olaylar zinciri bu şekilde başlamış oldu.





Resim_1.jpg



II. Viyana Kuşatması'nın başarısız olmasıyla Osmanlı Ordusu birkaç cephede birden savaşmak zorunda kaldı. Kuşatmadan kısa bir süre sonra Avusturya Ordusu Komutanı Lorraine Dükü V. Charles ve Polonya Kralı Jan Sobieski Ciğerdelen Muharebesi'nde Osmanlı Ordusu'nu mağlup ettiler. 1 yıl sonra 1684 yılında Venedik Osmanlı Devleti'ne savaş ilan ederek Dalmaçya'ya saldırdı. 2 yıl sonra da Rusya Osmanlı Devleti'ne savaş ilan ederek kuzeyde yeni bir cephe açtı. Art arda gelen mağlubiyetler Osmanlı yönetiminde karışıklığa neden oldu. Padişah IV. Mehmet tahttan indirilerek yerine II. Süleyman geçti.
 
Lafı fazla uzatmayalım bu savaşlar padişah II. Süleyman ve II. Ahmet zamanında da devam etti. Osmanlı Devleti bu savaşlarda bazı zaferler kazansa da savaşlar genelde Kutsal İttifak lehinde devam etti. II.Ahmet'ten sonra tahta çıkan II. Mustafa ordusunun başında sefere çıkmaya karar verdi. Tahta çıktığının 3. günü yazdırmış olduğu Hatt-ı Hümayun'da ''Zevk sefa ve rahatı kendimize haram eylemişizdir'' diyordu. Padişahın ordu başında sefere çıkması uzun zamandır rastlanmayan bir durumdu. II.Mustafa'nın bu kararı ordunun moralini yükseltti.
 
II. Mustafa ilk seferine 1695 yılında çıktı. Sakız Adası'nın Venedikliler'den alınması, Venedik Donanması'nın mağlup edilmesi ve Kırım Hanı'nın Polonya'daki başarısı Padişahı daha da cesaretlendirdi. 


Avusturya Ordusu'nın başında olan Saksonya Elektörü II. Frederick August Temeşvar'ı ele geçirmeye çalışıyordu. Padişahın Tuna Nehri'ni geçip Tisa ve Tuna Irmağı'nın birleştiği stratejik bir konumda bulunan Titel Kalesi'ni kuşattığı haberini aldığında geri çekildi. Lugas ve Cebes kalelerini alan padişah, ilk zaferini kazanmıştı. Padişah törenle İstanbul'a döndü.
 
Osmanlı-Kutsal İttifak savaşları boyunca Macaristan’a iki kez sefer düzenleyen padişah II.Mustafa  12 Nisan 1697 tarihinde Macaristan’a 3. Seferine çıktı. Sefer sırasında Niş’den Belgrad’a kadar olan Osmanlı ordusunun geçeceği güzergahlar üzerinde bulunan ormanlar Avusturya ordusunun pusu ihtimaline karşı kesildi. Ordu 10 Ağustos 1697 tarihinde Belgrad’a ulaştı. 
turkiye-osmanli-tarih-tablo-savas-meydani.jpg

Padişahın Belgrad’a ulaşmasından 2 gün sonra savaş stratejisinin belirlenmesi amacıyla harp meclisi toplandı. Toplanan mecliste iki görüş ortaya çıktı. Birincisi Tuna Nehri üzerinden Temeşvar tarafına yürüyerek bölgede ordugah kurmuş olan Avusturya ordusuna saldırmaktı. Avusturya ordusunun işi bitirildiğinde kaybedilen toprakları  ve hatta belki de Macaristan’ın kalan kısımlarını da alabileceklerdi.
İkinci görüş ise Sava Nehri’ni geçip Varadin’i işgal etmekti. Böylelikle Belgrad’dan sonra önemli bir üs daha elde edilmiş olacak ve burası bir köprübaşı olarak kullanılabilecekti. Ayrıca bu şehir Belgrad’a yakındı ve savunmaya da oldukça müsait bir bölgeydi.
 Harp meclisinde bulunan paşalar genel olarak birinci görüşü benimsemişti. Ama aslına bakıldığında birinci plan son derece cüretkar ve riskli bir plandı. Temeşvar tarafına yapılacak bir saldırıda Timiş, Bega ve Tisa gibi 3 adet nehir geçmek gerekecekti. Bu durum hem lojistik hem de olası bir geri çekilme durumunda Osmanlı ordusuna büyük riskler ortaya çıkaracaktı. Ayrıca geçilecek güzergah bataklıklarla dolu olduğu için ordunun hareketi daha da zorlaşacaktı. Birinci planı paylaşanların başında Temeşvar muhafızı Cafer Paşa vardı. Belgrad Muhafızı Amcazade Hüseyin Paşa ise bu görüşe karşı çıkıyordu. Amcazade Hüseyin Paşa bu büyüklükte bir ordunun ihtiyacı olan iaşenin 20-25 günlükten fazlasını götürmenin zor olacağını, Sava nehrinden geçildiği takdirde Belgrad’ın  yakın olması ve Tuna Donanması Vasıtasıyla ordu ihtiyaçlarının kolaylıkla karşılanabileceğini belirtti. Ayrıca ordunun geri dönme ihtimali karşısında düzenli bir geri çekilmenin de daha kolay yapılabileceğini, padişahın da Belgrad’da durarak küçük birlikleri düşman topraklarına göndererek ordunun güvenliğini sağlamasını tavsiye etti.
Amcazade Hüseyin Paşa bölgeyi iyi tanıyordu ve iyi bir stratejistti. Bütün bu uyarılarına rağmen birinci plan benimsendi. Bunda Cafer Paşa’nın padişah üzerindeki nüfuzu da etkili olmuştur, zira padişah Cafer Paşa’ya hürmet eder ve ona ‘baba’ diye seslenirdi. Tarih Amcazade Hüseyin Paşa’yı haklı çıkaracaktı.
mustafa_ii_in_battle_of_zenta_1698_by_eduartineh.png

Amcazade Hüseyin Paşa’nın tüm itirazları ve uyarılarına rağmen Temeşvar’a gidilmesine karar verildi. Osmanlı ordusu sadrazam Elmas Mehmet Paşa Komutasında Tuna Nehri’ni geçerek Titel Kalesi’ni aldı. Bu kale yıkıldı. Ordu uzun ve yorucu bir yolculuktan Zenta yakınlarına ulaştı. Bu sırada Avusturya ordusunun başkumandanı Prens Eugene Osmanlı ordusunun hareketlerini öğrenmek amacıyla istihbarat toplamaktaydı. İstihbarat çalışması o kadar başarılı oldu ki Osmanlı ordusunun nereye hareket edeceğini öğrenmekle beraber Osmanlı komuta kademesinin içerisindeki çekişmelerden bile haberdar oldu. Prens Eugen hemen ordusunu Zenta’ya yönlendirdi ve Osmanlı ordusundan önce Zenta’ya ulaştı.
 
Prens Eugen Osmanlı ordusundan önce Zenta’ya varmasına rağmen ordusuna 8 günlük hızlı bir yürüyüş yaptırdığı için ordusu yorgun ve düzensizdi. Mevzilenmeleri uzun sürecekti. Zaten yakınlarda olan Osmanlı ordusuna bunun haberi geldi. Saldırmak için iyi bir fırsattı. Sadrazamın saldırı yapılması için ısrar etmesine rağmen diğer komutanlar nehri geçmenin riskli olacağını öne sürerek buna karşı çıktılar. Bu şekilde önemli bir fırsat kaçmış oldu. Prens Eugen bu sırada Osmalı ordusunun nehri geçeceği yerin de istihbaratını alarak Tisa Nehri kıyılarına mevzilendi. Osmanlı ordusunun Avusturya ordusunun geçiş yerini öğrenip buna göre mevzilendiğinden haberi yoktu. Tisa Nehri kıyısına köprüler kuruldu ve Osmanlı ordusu Tisa Nehrini geçmeye başladı. Geçiş sırasında Avusturya ordusunun Tisa kıyılarına baskına geldiği haberi Osmanlı ordusunda yayıldı ve bu durum paniğe neden oldu. Hemen Anadolu Beylerbeyi Mısırlı İbrahim Paşa ve Diyarbakır Beylerbeyi Kavukçu İbrahim Paşa birlikleri ile beraber karşıya geçerek Avusturyalılar ile teması sağladı. Ancak nehrin karşısında sayı üstünlüğü Avusturyalılarda olduğu için geri çekilmek zorunda kaldılar. Bu esnada komuta kademesi ve ordu ağırlıkları karşıya geçirilmeye başlandı. Yaklaşık 7000 kişilik bir kuvvetin karşıya geçirildiği anda Avusturya topçuları ateşe başladı. Henüz geçişi tamamlayamayan ve mevzilenemeyen Osmanlı ordusuna gelen bu yoğun ateş ordunun dengesini iyice bozdu. Oluşan panik yüzünden köprüden karşıya geçen askerler ile geri çekilmeye çalışan askerler karşı karşıya geldi. Oluşan ağırlık yüzünden kurulan köprü çöktü.  Yaklaşık 2000 Osmanlı askeri burada şehit düştü. Komuta kademesinin çoğunun nehrin karşısında olup şehit düşmeleri üzerine ordudaki panik havası daha da arttı. Prens Eugene nehrin karşısına geçmiş olan Osmanlı ordusunu yoğun topçu ateşi ve süvari hücumları ile imha etti. Padişah bu durumu nehrin karşısından seyretmekten başka bir şey yapamadı.  1379334379-igor_markov_-_toranj_4.jpg

Zenta Muharebesi Türk ordusunun almış olduğu en büyük meydan savaşı bozgunlarından biridir. Bu savaşta 58 yeniçeri ağası, 20 sipahi ve silahtar ağası, 10 alay beyi, Anadolu Beylerbeyi Mısırlızâde İbrahim Paşa, Temeşvar Muhafızı Koca Cafer Paşa, Yeniçeri Ağası Mahmud Paşa, Adana Valisi Fazlı Paşa, Rumeli Beylerbeyi Küçük Cafer Paşa, Diyarbekir Beylerbeyi Çerçeci İbrahim Paşa, Mevlüt Mehmet Paşa, Mesayizâde Hasan Paşa, Ankaralı Ali Paşa, Kul Kethüdası  Cebeci Paşa ve daha birçok sancak beyi şehit düşmüştür. Dahası Sadrazam Elmas Mehmet Paşa da şehit düşmüş ve sadrazamlık mühürü Avusturyalılar’ın eline geçmiştir. Osmanlı tarihinde bir ilk gerçekleşmiştir. Ayrıca yüklü miktarda hazine de düşman eline geçmiştir. Bu savaş sonrasında bir daha hiçbir padişah ordunun başında sefere çıkmamıştır. Zenta Muharebesi sonunda Osmanlı Devleti kaybedilen toprakları geri alamayacağını kanaat getirdi ve 1699 yılında Osmanlı Devleti’nin büyük çaplı toprak kaybettiği ilk antlaşma olan Karlofça Antlaşması’nı imzalamak zorunda kalmıştır.
boks.gif
[-] Bu mesaji begenen kullanicilar:
  • byb, Duke, KoMiNiX, Korialstrasz, Thunder
Ara
Cevapla
#2
Ellerine sağlık İlker Smile
baş üryan, sine püryan, kılıç al kan
bu meydanda nice başlar kesilir hiç olmaz soran
eyvallah eyvallah
kahrımız kılıcımız düşmana ziyan
[-] Bu mesaji begenen kullanicilar:
  • Cyrano
Ara
Cevapla
#3
Canımsın ilker.Klavyene sağlık...
O halde senden ricam şu olur uygun bir zamamanında Minas Tirith Kuşatması ve Pelennor Çayırları Savaşı hakkında bilgi alabilirmiyiz.
Big Grin Big Grin Big Grin
...there is no justice,there is only revenge...
      .it's not revenge,it's punishment.
[-] Bu mesaji begenen kullanicilar:
  • Cyrano
Ara
Cevapla
#4
İlkercim eline sağlık, öncesi ve sonrası ile detay vererek güzel anlatmışsın.  Bir sonraki için istek yapabiliyor muyuz ? Mesela Rommel amcadan hikayeler  Cool yada yine Osmanlıdan devam edersek Balkan savaşları ?
Cevapla
#5
(Dün, 09:32 AM)KoMiNiX Adlı Kullanıcıdan Alıntı: İlkercim eline sağlık, öncesi ve sonrası ile detay vererek güzel anlatmışsın.  Bir sonraki için istek yapabiliyor muyuz ? Mesela Rommel amcadan hikayeler  Cool yada yine Osmanlıdan devam edersek Balkan savaşları ?

BAK BAK BAK  Rommel miş sana benziyor diye değil mi Smile
pol89q.jpg
Cevapla
#6
(Dün, 02:17 PM)Cruel Adlı Kullanıcıdan Alıntı:
(Dün, 09:32 AM)KoMiNiX Adlı Kullanıcıdan Alıntı: İlkercim eline sağlık, öncesi ve sonrası ile detay vererek güzel anlatmışsın.  Bir sonraki için istek yapabiliyor muyuz ? Mesela Rommel amcadan hikayeler  Cool yada yine Osmanlıdan devam edersek Balkan savaşları ?

BAK BAK BAK  Rommel miş sana benziyor diye değil mi Smile

hahaha yakıştırmanız hoş Mehmet bey ama yanından bile geçemem  Smile Rommel kiiim ben kim
Cevapla
#7
Öncelikle güzel yorumlarınız için çok teşekkür ederim.  Friends

Şamilcim isteğe göre hareket edebilirim. Rommel reyizi yazmak keyifli olacaktır. Balkan Savaşları da yazmayı çok istediğim konulardan biri. Millet olarak hala travmasından kurtulamadığımızı düşünüyorum. Bi de Minas Tirith Kuşatması ve Pelennor Çayırları Savaşı var ki şimdiden bir sürü istek birikti.  Big Grin Big Grin Big Grin
boks.gif
Ara
Cevapla
AIRSOFT TURKEY REKLAM ALANI



Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi

© 2008 - 2017 TAC — AIRSOFTTURKEY.COM FORUM SAYFASI. TÜM HAKLARI SAKLIDIR. DESIGNED BY SYNCHE.
TURKISH AIRSOFT CLUB — TÜM AIRSOFT DERNEĞİ